/

Yedek Diye Aldım, Ana Makinem Oldu: Fujifilm X-E4 Deneyimi

Fujifilm X-E4 ile Tanışmak:

Uzun zamandır fotoğraf çeken biri olarak şunu söylemeliyim; bu makine beni teknik özellikleriyle değil, hissettirdikleriyle yakaladı. Fakat teknik özellikleri kötü olduğu için böyle söylemedim 🙂

Fujifilm X-E4 ve 18mm f/2
Fujifilm X-E4 ve 18mm f/2

Çünkü teknik özelliklerini eğer kaşılaştıracak olursam; aslında Sony A7III kullanıyordum ve gayet memnundum. Çözünürlüğü, dinamik aralığı, performansı… X-E4’ten daha iyi ve yerli yerindeydi. Tüm profesyonel çekimlerimi de uzun yıllardır Sony makineler ile yapıyorum. Ama açıkçası her zaman yanımda taşıyabileceğim bir makine değildi. Bir noktadan sonra, ne kadar iyi olursa olsun, yanınızda taşımakta zorlandığınız bir makine sizin için en iyi makine değildir.

Fujifilm X-E4 ve 27mm Pancake Lens
Fujifilm X-E4 ve 27mm Pancake Lens

Fujifilm X-E4’ü ilk düşündüğümde, niyetim netti: “Yedek bir gövde olsun, yanımda taşıyayım. Çantaya sığsın, sağa sola yürüyüş yapıyorum bu yürüşlerde Sony taşımak zor oluyor.” Bu amaçla yine uzun süredir bir çok yedek makine ediniyordum. Sony Zv serileri denedim, Canon M serileri makineleri de kullandım, hatta gidip gelip Fujifilm X100 serileri alıp duruyordum ama onda da lens kısıtlaması beni memnun etmiyordu.

Fujifilm X-E4 ve Sony A7iii yanyana
Fujifilm X-E4 ve Sony A7iii yanyana

Retro tarz, Modern kullanım

Fujifilm X100 – X100s ve X100f ve hatta yeni çıkan Fujifilm X-M5 kullandım. Hepsinde renklere ve kullanım tarzına hayran kaldım ve yine hepsinde lens bir yerden sonra bana yetersiz geldiğinden makineleri sattım. Bu sefer Fujifilm X-E4’ü denemeye karar verdim. Karar sebebim de vizörünün olması. Vizçr benim için çok önemli. Sahibinden üzerinden ikinci el ilanlarında bir adet buldum ve kutusundan çıkardığım o anda zaten göreceğimi gördüm.

Minimal, sade ama karakterli.
Retro havası tam olması gerektiği gibi; eski film makinelerine göz kırpıyor ama bunu gösteriş için değil, kullanım için yapmş. Fujifilm X100 serileri kullanmış biri olarak o ruhu biliyorum. O makinelerin hepsi gümüş griydi. X-E4’ü ise siyah aldım ve iyi ki almışım. Siyah gövde hem daha zarif, hem de daha gizli. Sokak fotoğrafı çekerken bu detayın yeri ayrı.

O an fotoğraf çekmesem bile masanın üzerine koyup bakmayı sevdiğiniz bir makine insanı heveslendiriyor.

Kullanım Deneyimi: “Küçük Ama Güçlü” Sözü Burada Anlam Buluyor

Fujifilm X-E4’ün beni en çok şaşırtan tarafı, boyutuna göre performansı oldu.
Küçük makine almak istiyorsanız seçeneğiniz çok ama küçük olup da bu kaliteyi veren çok az.

Bundan önce kullandığım Canon M50’nin yanında mesela Jpeg karşılaştırması yaptığım zaman Fujifilm XE-4 çok daha kaliteli/keskin/iyi sonuçlar veriyor. Benim asıl şaşırdığım ise Sony ile Jpeg kalitesi olarak fark olmaması. Aralarında fiyat farkı çok yüksek ( Sony gövde ve makine özellikleri çok daha fazla ) ama iş elde edilen görsele gelince arada hiç anlamlı bir fark göremedim.

Fujifilm X-E4 ve Fujifilm 27mm Lens F/8 ISO400
Fujifilm X-E4 ve Fujifilm 27mm Lens F/8 ISO400

Pankek Lensler 27mm, 18mm ile Hafifliğin Gücü

Bu makine ile birlikte 27mm f/2.8 ve 18mm f/2 pancake lensler aldım.
Bu kombinasyonlar… tam bir sokak fotoğrafçısı rüyası. Ufacıklar, gerçekten cebinizde gezdirebiliyorsunuz. Ve görüntü kalitesi kusursuz.

27mm ile (çarpanla 35mm civarına denk geliyor) hayatın tam ortasında oluyorsunuz. 35mm çok kullanışlı bir açı.

18mm ise mekân hissini, sokak ritmini (objelere yakınsanız) çok güzel veriyor.

Lens değiştirme sürecinde bile bir keyif var. Avuç içinde çok hızlı değişimler yapabiliyorsunuz.

27mm ile çekilmiş Cafe Fotoğrafları

Eksileri De Var mı? Var.

Fujifilm X-E4 için benim iki notum var:

  • Vizör küçük. Sony A7III’ten geçtiğim için fark bariz. Sony’nin vizörü daha büyük ve daha kaliteli. X-E4’te vizör, iş görüyor ama kesinlikle referans noktasında değil.
  • Menü alışma süreci uzun. Fujifilm’in menü mantığını seviyorum ama ilk başlarda “şu ayar neredeydi?” diye gezindiğimi hatırlıyorum. Bazı basit ayarlarda bile menüde fazla zaman geçirilebiliyor.

Fakat bu kusurlar bende “keşke almasa mıydım?” hissi oluşturmadı.

Sonuç: Yedek Gibi Gelen, Ana Makine Olan

Fujifilm X-E4, benim için sadece çantadaki kompakt bir kamera değil; fotoğrafla olan ilişkimi hafifleten, hızlandıran ve güzelleştiren bir yol arkadaşı oldu.

Sony hâlâ rafımda duruyor. Ama artık ona daha çok bir hatıra gibi bakıyorum. (Satıp orta format alma hayalim var.)

Eğer taşınabilirlik, estetik, hafiflik ve güçlü bir görüntü kalitesi sizin için önemliyse; bu makineyi kesinlikle düşünün.

Belki siz de benim gibi “yedek makine” diye alırsınız ve sonra fark etmeden eliniz hep Fujifilm X-E4‘e gider.

Diğer İncelemeler için : https://cihanyuce.com/category/foto-blog/

Fujifilm X-E4 Teknik Özellikler

Sensör Tipi: APS-C (23.5 mm × 15.6 mm) X-Trans CMOS 4
Çözünürlük: 26.1 megapiksel
Görüntü İşlemcisi: X-Processor 4
Netleme Sistemi: Hibrit AF (faz algılama + kontrast algılama), geniş alan AF kapsama
AF Noktaları: 117 nokta (bölge ve alan ayarlarıyla genişletilebilir)
ISO Aralığı: ISO 160 – 12,800 (80 – 51,200 genişletilmiş)
Vizör: 0.39-inç OLED EVF, ~2.36 milyon nokta, 0.62× büyütme
Ekran: 3.0-inç dokunmatik LCD, ~1.62 milyon nokta, yukarı & öne katlanabilir (180°)
Video: 4K 30 fps, Full HD 240 fps slow-motion
Sürekli Çekim:

  • Mekanik perde: 8 fps
  • Elektronik perde: 20 fps
    Film Simülasyonları: 18 adet (Classic Chrome, Classic Neg, Eterna, Acros, Velvia vb.)
    Depolama: SD/SDHC/SDXC (UHS-I)
    Bağlantılar: USB-C, Wi-Fi, Bluetooth
    Pil: NP-W126S
    Boyut: 121 × 73 × 33 mm
    Ağırlık: 364 g (pil + kart dahil)
    Gövde Malzemesi: Magnezyum alaşım + kompakt rangefinder tasarım
    Lens Uyumluluğu: Fujifilm X-mount

Öne Çıkan Özellikler

Yüksek fps ile anlık sahneleri yakalama imkanı

X-Trans sensör ile yüksek detay, dinamik aralık ve renk doğruluğu

Ultra kompakt tasarım — günlük taşıma ve geziler için ideal

180° dönebilen ekran sayesinde vlog ve self-portr e uygunu

Geniş film simülasyonu seçeneği ile JPEG çıktıları güçlü

Düşük ışıkta tatmin edici ISO performansı

Hızlı hibrit AF sistemi

Latest from Blog

Ton Coffee – Ataşehir

Ataşehir’de nitelikli kahveci sayısı azdı. Hatta hemen hemen hiç yoktu. Yakınımda güzel bir mekan olması hissini